Konak Hastanesi | Randevu Sistemi

Bölüm Seçiniz

Doktor Seçiniz

Tarih & Saat Seçiniz

Kişisel Bilgilerinizi Giriniz

Engelli hastalar için "öncelikli hasta" bankosuna başvurunuz.

Lütfen İlgili Alanları Doldurunuz

Lütfen İlgili Alanları Doldurunuz

Dyt. Aleyna AYYÜCE ÖZBEY

Cilt Hastalıklarında Beslenme

CİLT SAĞLIĞI VE BESLENME İLİŞKİSİ
Dermatolojide birçok hastalığın seyrinde beslenme alışkanlığı ve diyet şekli rol oynayabilmektedir. Cilt hastalıklarının tekrar etmesi veya alevlenmelerin önlenmesinde beslenme tedavisi önem arz etmektedir.

Dermatis Herpetiformis:
Diyetin kesin rol oynadığı klasik dermatolojik bir hastalıktır. Glutensiz diyetin bir çölyak hastası gibi uygulanması bu hastalıkta kesin rol oynamaktadır. Glutensiz diyet gastrointestinal semptomlarda deri semptomlarına göre daha hızlı etki göstermektedir. Bu sebeple glutensiz diyetin etkilerini görebilmek için yeterli süre 2 yıldır. Glutensiz diyetin bu hastaların tedavisinde pek çok avantajı mevcuttur. Glutensiz diyetin bu hastalarda medikal tedavi gereksinimini azalttığı, enteropatiyi gerilettiği, hastaların kendini daha iyi hissettikleri ve lenfoma riskine karşı koruyucu etki gösterdiği ortaya konmuştur. Glutensiz diyetin devamlılığı diyete cevap alamama riskini ortadan kaldırır.

Atopik Dermatit:
Atopik dermatit genetik yatkınlık ile ortaya çıkabilen inflamatuar bir dermatoz olup gün geçtikçe görülme sıklığı artmaktadır. Bu artışın beslenme alışkanlığı ve yiyecek alerjileri ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Çoklu doymamış yağ asitleri özellikle omega-6 alımının Atopik dermatit ile ilişkili olduğu gösterilmektedir. Besin alerjileri 4 yaş altındaki hastaların %20'sinde rol oynar. Biyojenik bir amin olan histamin intoleransının atopik dermatit tedavisinde histamin kısıtlı diyetin birinci ayda hastanın topikal tedavisinin kesilmesi ve remisyonun 7. aya kadar devam ettiği gözlenmiştir. Histamin içeriği yüksek olan besinler; fermente süt ürünleri, fermente olmuş ürünler, konserve gıdalar, sirke, baharatlar, kuruyemişler, baklagiller,kakao, zeytin gibi.

Akne:
Akne ve diyet ilişkisi uzun zamandır bilinmektedir. Yüksek glisemik indekse sahip karbonhidratların sık tüketimi ile hiperinsülinemi ve insülin direnci gelişmektedir. Bunun sonucunda deride bulunan sebase bezlerinin stimülasyonu artar ve bu durum akne oluşumunu olumsuz etkiler. Düşük glisemik yüklü bir diyet tedavisinde ise lezyonların gerilediği ortaya konmuştur. Süt ve süt ürünleri ise içerdikleri anabolik steroidler, büyüme hormonları ve büyüme faktörleri nedeniyle akne lezyonlarını artırıcı etkiler göstermektedir. Yapılan çalışmalarda yağ, şeker, tatlı ve fast-food yiyecek tüketiminin artması akne oluşumunda pozitif etki göstermektedir.
Sonuç olarak; yüksek glisemik yüklü diyet, yağ oranı yüksek diyet, süt ürünleri ve iyotlu besinlerin tüketimi akneyi arttırıcı etki göstermektedir.

Rozasea (Gül hastalığı):
Yapılan çalışmalara rozasea ile beslenme ilişkisi kesin kabul görmektedir. Bu konuda rozaseayı alevlendiren besinler; baharatlı yiyecekler, alkollü içecekler, sıcak ve kafeinli içeceklerdir. Bunlara ek bazı meyveler, marine edilmiş etler ve peynirler eklenebilir. Alkollü içeceklerden en fazla olumsuz etkiyi gösteren kırmızı şarapken, baharatlardan kırmızıbiber ve arnavut biberidir. Meyvelerden en fazla tetikleyici etkiye sahip olanlar turunçgilller ve domates olarak bildirilmiştir. Rozasea hastaları sıcak yiyecek- içecekler, çay, kahve, alkol, rafine edilmiş basit karbohidrat içeren yiyeceklerle kakao ve kakaolu ürünlerden de uzak durmalıdır.