Aşılarla İlgili Doğru Bildiğimiz Yanlışlar!

Aşının Önemi

“Aşırı Yüklü Bağışıklık Sistemi” Yanılgısı

Belki de en yaygın yanılgı, çocuğun aynı anda birden fazla aşı alması durumunda bağışıklık sisteminin “aşırı yüklenmiş” olabileceğidir. Bu endişe ilk olarak, önerilen çocukluk aşılama programı daha fazla aşı içerecek şekilde genişletildiğinde ve bazı aşılar tek bir atışta birleştirildiğinde ortaya çıkmaya başladı. Bununla birlikte, çalışmalar, önerilen aşıların, kombinasyon halinde verildiğinde, ayrı ayrı uygulandıklarından daha fazla yan etkilere neden olma olasılığının daha fazla olmadığını defalarca göstermiştir.

Aşıların nasıl çalıştığına dair yetersiz bilgi nedeniyle, bu konuyla ilgili birçok yanlış anlama yıldır devam etmektedir. Burada aşıyla ilgili en yaygın yanlış anlamalardan bazıları ele alınmaktadır.

“Aşırı Yüklü Bağışıklık Sistemi” Yanılgısı

Belki de en yaygın yanılgı, çocuğun aynı anda birden fazla aşı alması durumunda bağışıklık sisteminin “aşırı yüklenmiş” olabileceğidir. Bu endişe ilk olarak, önerilen çocukluk aşılama programı daha fazla antikor içerecek şekilde genişletildiğinde ve bazı aşılar tek bir atışta birleştirildiğinde ortaya çıkmaya başladı. Bununla birlikte, çalışmalar, önerilen aşıların, kombinasyon halinde verildiğinde, ayrı ayrı uygulandıklarından daha fazla yan etkilere neden olma olasılığının daha fazla olmadığını defalarca göstermiştir.

“Kaybolmuş Hastalıklar” Yanılgısı

Bazı insanlar, Amerika Birleşik Devletleri’nde çocuk felci gibi hastalıklar ortadan kalktığı için çocukları onlara karşı aşılamanın artık gerekli olmadığını varsayıyor. Bununla birlikte, çocuk felci dünyanın diğer bölgelerinde hala yaygındır ve ülkeye yeniden tanıtılırsa korumasız bireyleri kolayca yeniden enfekte etmeye başlayabilir. Başka bir örnek, Amerika Birleşik Devletleri’nde nadir görülen kızamıktır: ABD’de hastalık salgınları, kızamığın yaygın olduğu ülkelere seyahat eden Amerikalılar hastalığı yanlarında getirdiklerinde ortaya çıkmıştır. Yeterli aşılama oranları ile bu tür salgınların çoğu önlenebilir. Ancak aşı oranları düşerse, “ithal” önlenebilir hastalık vakaları yeniden yayılmaya başlayabilir.

“Aşı Olanlar Aşısızlardan Daha Fazla Hastalanır” Yanılgısı

Amerika Birleşik Devletleri’nde kızamık gibi belirli bir bölge için nadir görülen bir hastalık salgını olduğunda, risk altında olanlar yalnızca aşılanmamış kişiler değildir. Hiçbir aşı %100 etkili olmadığı için bazı aşılı bireyler de hastalığa yakalanır. Fakat bu durumda dahi hastalananlardan çok çok azı aşılı olanlardır.  

“Hastalık Oranlarının Düşüşünden Aşı Değil Hijyen ve Daha İyi Beslenme Sorumludur” Yanılgısı

Diğer faktörlerin yanı sıra iyileştirilmiş hijyen ve beslenme, bazı hastalıkların görülme sıklığını kesinlikle azaltabilir. Bununla birlikte, bir aşının kullanıma sunulmasından önce ve sonra bir hastalık vakalarının sayısını belgeleyen veriler, hastalık oranlarındaki en büyük düşüşlerden aşıların büyük ölçüde sorumlu olduğunu göstermektedir.

“Doğal Bağışıklık Aşıyla Kazanılan Bağışıklıktan Daha İyidir” Yanılgısı

Bazı insanlar, doğal bir enfeksiyondan sağ çıkarak kazanılan bağışıklığın, aşıların sağladığından daha iyi koruma sağladığını iddia ediyor. Doğal bağışıklığın bazı durumlarda aşıya bağlı bağışıklığın yapabileceğinden daha uzun sürdüğü doğru olsa da, doğal enfeksiyon riskleri, önerilen her aşı için aşılama risklerinden daha ağır basar.

You Tube kanalımızda hocalarımızın sizler için hazırladığı videoları izlemeyi unutmayın. Sizleri bir çok konuda bilgilendirmek için yazdığımız blog yazılarımızı da okuya bilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir