Konak Hastanesi | Randevu Sistemi

Bölüm Seçiniz

Doktor Seçiniz

Tarih & Saat Seçiniz

Kişisel Bilgilerinizi Giriniz

Engelli hastalar için "öncelikli hasta" bankosuna başvurunuz.

Lütfen İlgili Alanları Doldurunuz

Lütfen İlgili Alanları Doldurunuz

Yrd. Doç. Dr. Hakan ERDOĞAN

İleri Yaşlarda Hidrosefaliye Dikkat!

Hidrosefali terimi genel olarak beyinde aşırı sıvı birikmesini tarif etmek için kullanılır. Burada kast edilen, beyin içindeki yapılar tarafından üretilen “Beyin Omurilik Sıvısı”dır. Hidrosefalide bu sıvının beyne yaptığı baskı sonucunda çeşitli fonksiyonlar bozulur ve beyin zarar görmeye devam ettikçe ciddi sorunların çıkması kaçınılmaz hale gelir. Bu yüzden zamanında tanı koymak ve tedaviyi düzenlemek önemlidir.

Farklı bir hidrosefali çeşidi

Çocukluk ve daha erken yaş dönemlerinde görülen hidrosefalinin mekanizması, beyin omurilik sıvısının bazı tıkanıklıklar nedeniyle dolaşımının bozulması ve böylece birikmesidir. Hidrosefalinin diğer nedenleri ise BOS’un emiliminin bozulması veya nadiren görülen aşırı derecede üretimi olabilir. 60 yaş ve sonrasında daha sık gördüğümüz Normal Basınçlı Hidrosefali de, BOS emiliminin bozuk olduğu farklı bir mekanizmaya sahiptir. Sinsi bir biçimde başlayan bu hastalık kendisini en çok yürüme güçlüğü, idrar kaçırma ve unutkanlık gibi bulgularla belli eder.

Teşhisi zor bir hastalık..

Bu tipteki hidrosefalinin temel belirtileri olan yürüme bozukluğu, idrar kaçırma, unutkanlık başka hastalıklarda daha sık görüldükleri için tanının konulması oldukça zor olabilir. Örneğin; yürüme bozukluğu omurgada görülen darlıkları, unutkanlık ise Alzheimer, demans gibi yine yaşla artan sorunları akla getirmektedir. İdrar kaçırma da yine ileri yaşlarda her iki cinste de birçok nedene bağlı olarak görülen işeme bozukluklarına bağlanabilir.

Normal basınçlı hidrosefalinin ABD gibi gelişmiş ülkelerde bile %20 oranında tespit edilebildiği düşünülmektedir. Biz ülkemizde de tanı konulamadığı için tedavi edilmemiş ve durumu gittikçe kötüleşen önemli sayıda hasta olduğu tahmin ediyoruz. Bu hastalıkta görülen baş ağrısı, entelektüel fonksiyonlarda bozulma, dengesizlik, görme ve uyku sorunları gibi pek çok belirti yaşlı insanlarda zaten görülebildiği için hidrosefali ihmal edilebilir.

Hidrosefaliyi “tanı”mak

Normal basınçlı hidrosefalinin hâlihazırda karışabildiği depresyon, bunama, inme, Parkinson, romatizmal hastalıklar, prostat sorunları, kronik idrar yolu enfeksiyonları, B vitaminin eksikliği gibi kalabalık bir hastalık grubu mevcuttur. Tanı, hastanın klinik durumu ile çekilen beyin tomografi ve MR görüntülerinin hekiminiz tarafından değerlendirmesiyle birlikte koyulacaktır. Böylece hem hidrosefaliye neden olabilecek başka sorunların varlığı hem de hidrosefaliye uygun tedavi tespit edilir. 

Kesin Çözüm Cerrahi Tedavidir!

Hidrosefalide genel olarak bir ilaç tedavisi mevcut değildir ve kesin çözüm cerrahidir. Uygulanacak girişim ise hastaya bağlı etkenler ve hidrosefalinin gelişim mekanizmasına göre belirlenir. Normal basınçlı hidrosefalinin tedavisinde beyin içindeki ventrikül denilen odacıklardan beyin omurilik sıvısını vücudun başka bir boşluğuna tahliyesini gerçekleştirecek sistemler kullanılmaktadır. Bunların içinde halen tüm dünyada en çok tercih edilen yöntem ventrikülo-peritoneal şant uygulamasıdır. Ameliyatın amacı beyin içindeki ventrikül ve karın içindeki periton boşluğunu bir kateter ile ilişkili hale getirmek ve beyinde üretilen fazla beyin omurilik sıvısının periton boşluğuna akmasını sağlamaktır. Batın içine boşalan fazla beyin omurilik sıvısı, buradan sorunsuz bir şekilde emilmektedir. İşlemi gerçekleştirmek için kafada belirli bir noktadan delik açılarak kateterin bir ucu ventikül içine yerleştirilir ve batın içine giden bir diğer kateter ile ciltaltından geçirilerek birleştirilir. Şantın verimli şekilde çalışması için pil vb bir güç kaynağı gerekli değildir. Şantın akım yönünü ve hızını ayarlayacak pompa düzeneği, sisteme dâhildir ve iki kateterin birleşme noktasında yer alır.  

Ameliyatın öncesi ve sonrası

Ventrikülo-peritoneal şant koyma kararı alırken hastaya bir dizi inceleme daha yapmak gerekebilir.  Lomber ponksiyon dediğimiz belden iğne yapılarak su alma işlemi ile beyin omurilik sıvısı boşaltılır ve hastanın bu girişimden sonra nörolojik durumunda düzelme olması operasyondan fayda görüleceğini gösterir.

Ventikülo-peritoneal şant uygulaması, beyin cerrahisinin çoğu ameliyatına göre zorlukları daha az olan bir girişimdir ve ameliyat sonrası dönemde hastanın bir gün yatması yeterlidir. Hastalar bu ameliyat sonrasında büyük fayda görmekte ve bozulmuş olan işlevlerin düzelmesi ile birlikte önceki yaşamlarına dönebilmektedirler.