Yeni doğmuş bir bebeğin bile çok küçük olsa dahi sinüsleri vardır. Başlangıçta bezelye büyüklüğünde olan bu boşluklar zamanla giderek büyür. Sinüsler burnun içinden yüz ve kafatası kemiklerinin içine doğru genişleyen boşluklardır. Sinüsler çocukluk ve genç erişkinlik çağında büyümeye ve genişlemeye devam eder. Sinüsler hava cepleridirler. Burnun iç yüzünü kaplayan zarın aynısı tarafından kaplanmaktadırlar ve bir kurşun kalem başı büyüklüğündeki açıklıklarla burun boşluğuna bağlanırlar.
_*SİNÜSLER NE İŞE YARAR?*_
Sinüsler normal salgı (mukus) oluşturan burun sisteminin bir parçasıdırlar. Normal olarak burun ve sinüsler günde yaklaşık olarak yarım litre mukus salgılarlar. Üretilen mukus burun örtüsü (mukoza) üzerinde hareket ederek toz parçacıklarını, bakterileri ve diğer havayla taşınan partikülleri süpürür ve yıkarlar. Daha sonra bu mukus geriye boğaza süzülür ve yutulur. İçindeki parçacıklar ve bakteriler mide asidi tarafından parçalanır. Birçok insan bunun farkında değildir çünkü bu olay normal bir vücut fonksiyonudur. 
Sinüzitler birçok ülkede ortalama %15 oranıyla en sık görülen hastalıkların başında gelmektedir. Hava kirliliğinin ve kreş sayısının artması ile günlük yaşamda üst solunum yolu enfeksiyonlarına daha fazla maruz kalma gibi faktörler bunda etken olmaktadır.
Sinüzitler akut, subakut ve kronik olmak üzere başlıca 3 gruba ayrılmaktadır. Akut sinüzitler 1 gün ile 30 gün arasında süren enfeksiyonlardır. Subakut sinüzitler 30 gün ile 2-3 ay arası devam etmektedir. Subakut sinüzitte hastalık hala geriye dönüşlüdür ve ilaç tedavisi ile iyileşmesi mümkündür.
Kronik sinüzitte ise enfeksiyon 3 aydan fazla sürmektedir. Kronik dönemde tıbbi tedavi ile iyileşme mümkün olmamakta ve radyolojik olarakta mukoza hipertrofisi saptanmaktadır. Ancak, sinüsün ventilasyonunun (oksijenasyonunun) ve drenajının sağlanması ile geriye dönüş ve iyileşme mümkün olmaktadır.

Sinüzitte belirtiler enfekte sinüs lokalizasyonuna ve enfeksiyonun süresine göre değişmektedir.
Akut sinüzit tanısı kolaydır, ancak kronik sinüzitin değişik şekillerde belirti verdiği için tanısı daha güçtür. Akut sinüzitlerin en belirgin bulgusu ağrıdır. Ağrı başlıca burun çevresinde yüz ve baş bölgesinde olmaktadır. Ağrı enfeksiyonun lokalizasyonuna göre değişmesine karşın klasik olarak eğilince yüz bölgesinde artan bir basınç hissi şeklindedir. Akut sinüzitteki burun akıntısı tek veya çift taraflı mükoprülan ve gri-sarı renktedir. Hastalarda genellikle geçirilmiş üst solunum yolu enfeksiyonu ateş gibi belirtilerde görülür.
Kronik sinüzitte pürülan burun akıntısı ve burun tıkanıklığı ön plandadır.
• Hastadan alınan şikâyetler
• Fizik muayene
• Endoskopik muayene
• Görüntüleme yöntemleri
• Direkt grafi
• Bilgisayarlı tomografi

Akut sinüzitte temel tedavi antibiyotik ve dekonjestan tedavidir. Akut sinüzitte iltihabın tamamen sonlandırılması için antibiyotik 10-14 gün verilmelidir. Uygun antibiyotik tedavisi ile akut sinüzitte 48-72 saat içinde iyileşme görülmelidir. Eğer belirgin iyileşme gözlenmezse antibiyotiğin dozunu arttırmak veya antibiyotiği değiştirmek gerekir. Genel olarak semptomlar kaybolduktan sonra en az 6–7 gün daha antibiyotiğe devam edilmelidir. Mikroorganizmalara yönelik antibiyotiğin yanı sıra sinüslerin burun içine açılan kanallarındaki ödemi çözmek için lokal veya sistemik dekonjestanlar verilmelidir. Etyolojide alerji düşünülüyorsa antihistaminikler tedavide kullanılabilir. Akut sinüzitte ağrıyı kesmek için mutlaka aneljezik verilmelidir. Medikal tedavinin yanı sıra özellikle gece yatarken odayı kuru olmaktan çıkarıp nemlendirme faydalı olan bir uygulamadır.
Topikal steroid uygulaması sinüs kanalındaki ödemi azaltmaktadır. Ancak steroidler aktif enfeksiyona karşı inflamatuar cevabı bloke edeceğinden önce antibiyotik tedavisi başlanmalı daha sonrada topikal steroidler eklenmelidir. Özellikle subakut ve kronik sinüzitlerde enfeksiyon olsun veya olmasın koyu sekresyon olduğundan mukolitiklerinde kullanılmasında fayda vardır.
İzotonik veya hipertonik solusyonlar ile nazal hijyenin sağlanması ve mukozal ödemin giderilmesi etkili tedavi yöntemlerinden birisidir.
Akut sinüzitlerde yetersiz tedavi nedenlerini şu şekilde özetlemek mümkündür.
1.Antibiyotiğin uygun süre verilmemesi
2.antibiyotiğin dozunun iyi ayarlanmaması
3.Etkisiz antibiyotik seçilmesi
4.Etkinin alerjik olduğunu düşünmemek ve bu yönde tedavi uygulamamak
Kronik sinüzitlerde tedavi cerrahidir. Günümüzde endoskopik sinüs cerrahisi uygulanılmaktadır.